Aydın için 2025 yılı sıradan bir yıl olmadı. Gazete arşivlerine dönüp baktığınızda, Aydın’ın sadece haberlerle değil; kırılmalarla, kopuşlarla ve derin sessizliklerle anıldığını görüyorsunuz. Kimi gelişmeler aylarca konuşuldu, kimi kayıplar ise konuşuldukça daha çok susturdu insanı.
Bu yılın zirveye oturan olayı tartışmasız; Özlem Çerçioğlu’nun parti değiştirmesi oldu.
Yıllarca CHP kimliğiyle anılan, Aydın siyasetinin en güçlü figürlerinden biri olan Çerçioğlu’nun bir anda rotasını değiştirmesi, sadece bir parti değişikliği değildi. Bu, Aydın’da siyasetin dengelerini altüst eden bir kırılmaydı. Daha düne kadar sert eleştiriler yönelttiği AK Parti milletvekilleri ve teşkilatıyla kurduğu yakınlık, kamuoyunda “siyasette ilke mi, konjonktür mü?” tartışmasını da beraberinde getirdi. Aydınlı seçmen, bu ani yakınlaşmayı sadece izlemekle kalmadı; sorguladı, tarttı ve hafızasına not etti.
Ancak 2025’i sadece siyasi manevralarla anlatmak eksik kalır.
Bu yıl Aydın, çok büyük bir kayıp yaşadı.
Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, gazeteci Erman Çetin’in vefatı, kentte en az bir siyasi deprem kadar ses getirdi. Çünkü Erman Çetin, sadece bir cemiyet başkanı değil; Aydın basınının vicdanı, hafızası ve denge unsurlarından biriydi.
Onun yokluğu, bugün hâlâ hissediliyor. Basın toplantılarında, kulislerde, kriz anlarında.
Kendi adıma söylemem gerekirse; bu kayıp benim hayatımda da bir dönüm noktası oldu. Bir abiyi, bir yol göstericiyi, bir sığınağı kaybettim. 2025, bana mesleğin yalnızlığını ve hayatın telafisi olmayan boşluklarını öğretti.
Siyasetteki sarsıntılar bununla da sınırlı kalmadı.
Yıllarca en yakın çalışma arkadaşları olarak anılan Özlem Çerçioğlu ile Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in bir anda karşı cephelere savrulması, siyasetinin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne serdi. Dün aynı masada oturanların bugün açıkça düşmanlaşması, siyasetin kişisel hesaplara ne kadar çabuk teslim olabildiğini gösterdi. Bu gerilim, sadece iki isim arasında kalmadı; parti tabanına, belediyelere ve hatta sokaktaki yurttaşa kadar yansıdı.
2025 arşivlerine baktığınızda şunu net görüyorsunuz:
Aydın’da siyaset, halkın gerçek gündeminden giderek uzaklaştı. Geçim sıkıntısı, tarımda yaşanan zorluklar, gençlerin gelecek kaygısı konuşulması gerekirken; güç savaşları, saf değiştirmeler ve kırgınlıklar manşetleri doldurdu.
Ve tam da bu yüzden, yeni yıla girerken Aydın için dileğim çok net.
2026; kişisel hesapların değil, kentin geleceğinin konuşulduğu bir yıl olsun.
Siyaset, rövanş alanı olmaktan çıksın.
Gazetecilik, Erman Çetin’in bıraktığı yerden; cesur, ilkeli ve onurlu şekilde devam edebilsin.
Aydın, bir kişinin değil; halkın kenti olduğunu yeniden hatırlasın.

Aydın çok şey gördü, çok şey yaşadı.
Ama hâlâ toparlanacak gücü, konuşacak sözü ve umut edecek kalbi var.
Yeni yıl; Aydın’a daha az kavga, daha çok akıl;
daha az sessizlik, daha çok adalet getirsin.