Bu haftaki köşe yazımı yazarken zorlandım.

Belki de en çok zorlandığım yazılardan biri oldu.

Kalem bazen yazmak ister,

Yürek izin vermez.

Bu hafta öyleydi.

Yazılarımı mümkün olduğunca duygudan uzak, gerçeklerin merkezinde kalmaya çalışarak yazarım.

Ama bu kez olmadı.

Çünkü yanan sadece ağaçlar değildi.

Çine günlerdir yanıyor.

Memleketimin neresinde bir yangın çıksa, insanın ciğeri aynı yanıyor.

Fakat Çine'deki yangında,

Benim çocukluğum da kül oldu.

Anılarımın geçtiği yollar,

Gölgesinde dinlendiğimiz çamlar,

Serinliğini bildiğimiz yaylalar,

Madran'ın o eşsiz yeşili,

Bugün geriye siyah bir sessizlik bıraktı.

Yanan sadece anılar mı?

Elbette hayır.

Köylünün feryadını gördük.

Üreticinin gözyaşını gördük.

Yılların emeğinin birkaç saat içinde nasıl yok olduğunu gördük.

Zeytinlikler,

Bahçeler,

Evler,

Ormanlar,

Koca bir yaşam küle döndü.

İhmal mi?

Kundaklama mı?

Elbette bunlar araştırılacak.

Sorumlular varsa ortaya çıkarılacak.

Ama bugün en büyük ihtiyaç,

O feryadı dindirmek.

O gözyaşını silmek.

Çünkü yüzlerce yıllık bir ağacı bugün dikemezsiniz.

Ama yarası olan insanın yanında bugün durabilirsiniz.

Bugün hepimize görev düşüyor.

Dayanışmaya,

Yaraları birlikte sarmaya.

Ve bu toprakların yeniden yeşereceğine inanmaya.

Siyasette de ateş sönmüş değil.

Yeni Parti, örgütlenme çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor.

CHP'de ise tablo pek iç açıcı görünmüyor.

Milletvekili Hüseyin Yıldız ile İl Başkanı Süha Bayırlı'nın basın toplantısının ardından derin bir sessizlik hâkim.

İlçelerde yeni yönetimler oluşturulmaya çalışılıyor.

Ancak görünen o ki görev alacak isim bulmak kolay olmuyor.

Kimse mutlak butlan sürecinin oluşturduğu tartışmaların tam ortasında kalmak istemiyor.

Bu da anlaşılır bir tablo.

Yeni Parti cephesinde ise farklı bir eleştiri var.

Yeni denilmesine rağmen eski isimlerin yeniden sahneye çıkması, en çok konuşulan başlıklardan biri.

AK Parti ise gelişmeleri şimdilik sessizce izlemeyi tercih ediyor.

Cumhur İttifakı'nın diğer ortağı MHP ise kongre süreciyle dikkat çekiyor.

İlçe teşkilatlarında ciddi bir revizyon yaşanıyor.

Her değişimin olduğu yerde olduğu gibi,

Küsen de var.

Bekleyen de,

Yeni bir sayfa açmaya çalışan da...

Görünen o ki Aydın siyasetinde artık eski ezberler geçerli değil.

Herkes yeni bir yol arıyor.

O yol nereye çıkar bilinmez.

Ama bildiğim bir şey var.

Bu şehrin artık hem doğasının,

Hem de siyasetinin,

Biraz serinlemeye ihtiyacı var.