Türkiye siyasetinde sıkça tartıştığımız bir kavram vardır: İlke.

İlkesizlik ise genelde Ankara’daki büyük kapışmalara atfedilir. Ancak asıl ilkesizlik çoğu zaman yerelde, gözden ırak ama etkisi büyük alanlarda ortaya çıkar. Kuşadası siyaseti de bunun yereldeki en net örneklerinden biridir.

Gizli İttifakın Gölgesinde Girilen Seçimler

Kuşadası yerel seçimlerinde, o dönem CHP’li olan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı’nın İYİ Parti Kuşadası adayıyla kurduğu perde arkası ittifak, kentin siyasi hafızasında hâlâ taze. Kiminle konuşsam bu süreçten bahsediyor. O dönemde yürütülen iş birliği, CHP’nin Kuşadası adayı Ömer Günel'in oy almasını zayıflatmaya yönelikti. Bu durum, yalnızca siyasi etik açısından değil, kendi partisine karşı yürütülen bir operasyon olarak da 'Türk Siyasi Tarihi'nde nadir görülen örneklerden biridir.

Bu süreçte kurulan ilişki, sandık sonuçlarının ötesinde, bir ittifak mühendisliği operasyonuydu. Dünkü basın toplantısında bu durum için Ömer Günel o günlerde oluşan tabloya “hormonlu siyaset” dedi. Çünkü doğal değildi, sahici değildi, siyasi metabolizmanın kendi üretimi değildi. Dışarıdan enjekte edilen hesaplarla şişirilmiş bir yapıydı.

Aradan uzun zaman geçti. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu bu kez AK Parti’ye geçti. Beklenirdi ki, o dönem kurulan siyasi ortaklıklar salt bir seçim taktiği olduğu için son bulsun. Fakat tam tersi oldu!

Hormonlu siyaset, bu kez farklı renklerle yeniden canlandı.

Bugün görüyoruz ki:

- Bir zamanlar İYİ Parti adayıyla gizli iş birliği yaptığı iddia edilen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı, anlaşılan bu kez AK Parti saflarında aynı ilişkileri sürdürüyor.

- İYİ Partili Büyükşehir Meclis Üyesi Levent Eryılmaz , Aydın’da AK Partili Belediye Başkanı'yla aynı çizgide ve uyumlu hareket ediyor. Hatta Kuşadası’nda bir çok masa da Aydın Büyükşehir Belediyesi'nin Kuşadası’nda yatırımlardan sorumlu kişisi olduğunu anlatıyor.

- Kuşadası Belediye Meclisinde de son yaşanan taşkınlık olayı , Kuşadası’nda İYİ Parti ilçe yönetimi, parti merkezinin talimatlarından çok, AK Partili Belediye Başkanı’nın direktiflerine göre yol haritası belirliyor gibi gözüküyor.

Hormonun Vücuttan Atılması: İYİ Parti’den CHP’ye Geçişler

Bugün İYİ Parti’den CHP’ye yaşanan geçişleri ben “normalleşme” olarak görüyorum. Çünkü İYİ Parti’nin Aydın ve Kuşadası’nda yürüttüğü siyaset, kendi kimliğinden kopmuş, başkalarının aklı ve çıkar hesaplarıyla şekillenmiş bir siyaset haline gelmiş.

Bu nedenle yaşanan kopuşlar bana göre hormonun vücuttan atılmasıdır.

Siyasi metabolizma normale dönüyor.

Parti gerçek kimliğine dönmek yerine, dışarıdan aldığı siyasi takviyelerle ayakta durmaya çalışıyordu.

İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Müsavat Dervişoğlu bugün Ankara’da AK Parti’ye karşı keskin bir muhalefet dili kullanıyor. Ancak aynı partinin Aydın ve Kuşadası teşkilatlarına baktığımızda AK Parti ile iç içe geçmiş bir siyasi pratik görüyoruz.

Bu ikilik şu soruyu doğuruyor:

“Bir parti aynı anda hem iktidarın ortağı hem de muhalefetin sesi olabilir mi?”

Sonuç:

Kuşadası siyaseti artık doğal mecrasına dönmek zorunda. Çünkü hormonlu siyasetle üretilen hiçbir yapının uzun ömürlü olmadığı tarih tarafından defalarca kanıtlanmıştır. Bir siyaset, dış güçlerin, kişisel hesapların ve gizli pazarlıkların ürünü olmaya başladığında, kendi kendini tüketir.

Bugün yaşanan çözülme ve kopuşlar işte bu yüzden doğal.

Siyasette her zaman en güçlü olan değil, en tutarlı olan kazanır.

Ve tutarlılık hiçbir zaman hormonla sağlanmaz—doğal inşa ile sağlanır.

Gördüğüm o dur ki Ömer Günel bu istikrarı iyi sağlıyor ve ekibini etrafında sıkı sıkı tutuyor.

Bakalım göreceğiz süreci nasıl işleyecek...