YENİ Parti il kongresini tamamladı.

Kongreden geriye
akıllarda birkaç soru kaldı…

***

Hikmet Saatçı’nın

Kurultay delegesi yapılmasının ardında yatan,

Bir vefa mıydı,
Yoksa kongre sürecinde yapılan bir pazarlık mı?

Saatçı kürsüye çıktı ve dedi ki:

“Halkın umudu biziz. İktidar olmadıktan sonra milletvekili, il başkanı, ilçe başkanı olmanın kıymeti yok. Parti içindeki küskünleri bitireceğiz, iktidar olacağız.”

Aslında bu sözler
Parti içinde neler yaşandığını da anlatıyor.

Demek ki hâlâ kırgınlıklar var.
Demek ki önce iç meseleleriniz bitmemiş...

Gelelim yönetim meselesine…

Açık konuşayım,
Kongrede öyle bir heyecan görmedim.

Yeni isimler beklerken,
Sahneye yine eski isimlerle çıkıldı...

Yahu arkadaş,
YENİ Parti'nin yeni yüzlere ihtiyacı yok mu?

Yeni bir başlangıç diyorsunuz,
Ama yönetimde eski isimler…

Eskiye rağbet olsaydı,
Bit pazarına nur yağardı!

Der büyüklerimiz…

Elbette tecrübeli isimler olacak.
Buna kimsenin itirazı yok.

Ama değişim diyorsanız,
Yeni isimlere yer açacaksınız.

***

Bir de sahaya inme konusu var.

Hikmet Saatçı,
bundan sonra sahada olacaklarını söyledi.

İyi güzel de Sayın Saatçı…

Kendiniz söylüyorsunuz.
Daha önce sahada yoktuk,
Bundan sonra olacağız diyorsunuz.

Peki ne zaman?
Nasıl olacak bu iş?

Vatandaş sizi nerede görecek?
Nasıl bir çalışma yapacaksınız?

***

Gelelim 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenlerine…

Aydın'daki törenlerde
YENİ Parti'den kimseyi göremedik.

Ne il başkanı,
Ne parti yönetiminden bir isim,
Ne de milletvekili…

Aldığım duyumlara göre,
Dilaver Demir henüz mazbatasını almadığı için
törene katılmasının doğru olmayacağı düşünülmüş.

İyi de beyler, bayanlar
Bu bir parti programı değil.
Bu bizim Cumhuriyet Bayramımız!

Üstelik her fırsatta Atatürk vurgusu yapan bir parti olacak,

Mazbata yok diye,

Cumhuriyet Bayramı törenine mi katılmayacaksınız?

Normal bir vatandaş olarak gelseniz
kim size ne diyecek?

“Neden geldiniz?” diye soran mı olacak?

Çine'de şehidimiz Yusuf Sait Ünlü'nün cenazesine katılabiliyorsunuz,
ama Cumhuriyet Bayramı törenlerinde yoksunuz.

İlginç doğrusu!

***

Bir tarafta,
Parti içindeki küskünlükleri bitireceğiz,
İktidar olacağız söylemi…

Diğer tarafta,
Yönetimde eski isimler,
Sahada henüz görünmeyen bir teşkilat
ve törenlerde eksik bir temsil…

Şimdi bu YENİ Parti'nin

Tam olarak yenilik anlayışı ne?

Yeni yüzler mi?
Eski kadrolar mı?

Yoksa yeni bir isim altında
Eski düzenin devamı mı?

Yeni olmak sadece isim değiştirmekle olmuyor.

Sözünüzün sahada karşılığı olacak.
Vatandaş sizi görecek.
Parti içindeki kırgınlıklarınız bitecek.

Yoksa kürsüden iktidar demekle
iktidar olunmuyor.

Bakalım YENİ Parti,
Önümüzdeki süreçte söylediklerini
Ne kadar hayata geçirebilecek?

Kalın Sağlıcakla.