Türk Medeni Kanunu’nun 122. maddesine göre nişanlılığın evlilik dışında bir nedenle sona ermesi durumunda, tarafların birbirlerine taktığı hediyelerin akıbetiyle ilgili uyuşmazlıklara Yargıtay son noktayı koydu. Yüksek Mahkeme'nin yerleşik uygulamalarına göre, nişan hediyelerinin geri alınabilmesi için hediyenin "alışılmışın dışında" olması gerekiyor.
KUSUR ŞARTINA BAKILMIYOR
Hukuki düzenlemelere göre altın, bilezik, kolye gibi değerli ziynet eşyaları alışılmışın dışında hediye kabul ediliyor. Bu tür değerli takıların iadesi talep edilirken, nişanın hangi tarafın kusuruyla bozulduğuna bakılmıyor. Şayet takılan altınlar aynen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri devreye giriyor ve bedeli nakit olarak talep edilebiliyor.
NİŞAN YÜZÜĞÜ (ALYANS) HARİÇ TUTULDU
Yargıtay, önüne gelen bir uyuşmazlık dosyasında yerel mahkemenin verdiği kararı kısmen bozarak önemli bir ayrıma gitti. Nişanda takılan 6 adet bilezik, tuğralı kolye, tektaş ve alyanstan oluşan ziynetlerin tamamının iadesine hükmeden ilk derece mahkemesinin kararı, alyans yönünden hatalı bulundu. Yargıtay, nişan yüzüğünün "alışılmışın dışında hediye" statüsünde olmadığını belirterek iade edilemeyeceğine hükmetti.
İADE DAVASINDA 1 YILLIK SÜRE DETAYI
Nişan hediyelerinin iadesini talep edecek vatandaşlar için hukuki süre de büyük önem taşıyor. Türk Medeni Kanunu’nun 123. maddesi uyarınca, nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, ayrılığın üzerinden tam 1 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğruyor. Takıların verildiği ve iade edilmediği ise şahitler de dahil olmak üzere çeşitli delillerle ispatlanabiliyor.





