İYİ Parti Aydın İl Başkanı İlhan Adıyaman ve parti üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen programda konuşan Birol, iktidarın ekonomi politikalarını, yargı ve hukuk alanındaki uygulamalarını ve son dönemde yaşanan fon krizini sert bir dille eleştirdi.
"Vatandaşın En Temel Gündemi Geçim Mücadelesidir"
Türkiye'nin yıllardır ağır bir ekonomik krizle, yolsuzluklarla ve adaletsizliklerle karşı karşıya olduğunu belirten Fatma Gülümser Birol, "Bugün vatandaşlarımızın en temel gündemi geçim mücadelesidir. Emekçilerimiz, işçilerimiz, çiftçilerimiz, esnafımız ve gençlerimiz hayat pahalılığı karşısında geleceğe güvenle bakmak isterken; dedeler, nineler torunlarına harçlık veremez, anneler çocuklarının beslenmelerine yeterli yiyecekleri koyamaz hâle gelmiştir" dedi.
Ekonomi yönetiminin yalnızca açıklanan rakamlardan ibaret olmadığını vurgulayan Birol, gerçek tablonun vatandaşın sofrasında, pazarda, markette ve ay sonunda elinde kalan parada gizli olduğunu ifade etti.
"Meclisi Terk Ettiler"
Ülke gündemindeki fon krizine dikkat çeken Birol, bu durumun devlet yönetiminde denetimin, şeffaflığın ve hesap verilebilirliğin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Geçtiğimiz hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgununun konuşulması ve araştırılması için önerge teklif edildiğini hatırlatan Birol, "İktidar ve ortakları bu vurgunun konuşulmaması için Meclisi kapatıp kaçmışlardır" diyerek duruma tepki gösterdi. Yatırım fonunun tasfiyesine yol açan süreçle ilgili asıl sorulması gereken soruların üstünün örtülemeyeceğini vurgulayan Birol, "Bu riskler ne zaman ortaya çıkmıştır? İlgili kurumlar ne zaman haberdar olmuştur? Gerekli denetimler zamanında yapılmış mıdır? Olası usulsüzlüklerin sorumluları kimlerdir?" sorularının yöneltilmesi gerektiğini savundu.
"İktidarın Ömrünü Uzatma Çabası"
İktidarın baskıcı uygulamalarına ve Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun TBMM grup toplantısındaki ifadelerine yer veren Birol, şu açıklamalarda bulundu:
"Gerçekleri duymak istemeyen iktidar, milletimizin gerçekleri öğrenmesini istemiyor. Bu akılla ayakta kalabileceğini zanneden iktidar, sabaha karşı gazeteciliğin kapısına polis gönderiyor, kayyum atıyor, Halk TV’nin yayınını durduruyor. Hukuki bir sorun varsa tespit edilir, gereği yapılır. Ancak bu iktidarın polis ve yargı aracılığıyla attığı adımlar artık hukuki olmaktan çıkmıştır. Şafak baskınları adaleti tesisten öte, bir iktidarın ömrünü uzatma çabasıdır."
Birol, atanan kayyumlarla yanlışların üzerinin yeni yanlışlarla örtülmeye çalışıldığını, ancak "hakikatin önünde hiçbir engel duramayacağını" belirtti.
"Türkiye Sahipsiz Değildir"
Milletin kesinlikle emin olması gerektiğini vurgulayan Fatma Gülümser Birol, sözlerini şu umut dolu mesajla tamamladı:
"Türkiye sahipsiz değildir! Türkiye kimseye muhtaç değildir! Türkiye’nin nitelikli, namuslu, şerefli, çalışkan evlatları her zaman olmuştur, bugün de vardır! İşte iyiler burada, bizler buradayız!
Bizim siyaset anlayışımızın merkezinde millet iradesi, Cumhuriyetimizin kurucu değerleri, milli egemenlik ve demokratik hukuk devleti bulunmaktadır. Memleketimizin her sorununun kaynağını biliyor, çözümüne dair çok geniş uzman kadrolarımızla çalışıyoruz. Türkiye’nin şifasız derdi yoktur. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir."






