ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda iç politika, İran, Rusya-Ukrayna savaşı ve Latin Amerika ekseninde kapsamlı açıklamalarda bulundu. Kendi döneminde ülkeyi "altın çağına" taşıdığını savunan Trump'ın hedefinde öncelikli olarak İran vardı.
İran’ın nükleer silaha sahip olmasına asla izin vermeyeceğini vurgulayan Trump, Tahran’ın ticari gemilere saldırılarını ve "teröre desteği" durdurana kadar tüm ülkelere "tam ekonomik izolasyon" uygulama çağrısı yaptı. İran'ın önünde iki seçenek olduğunu belirten ABD Başkanı, ya kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonra bir anlaşma yapılarak ülkenin yeniden inşa edileceğini ya da askeri güç kullanılarak İslam Cumhuriyeti'nin tamamen yok edileceğini söyledi. Trump’ın bu sözleri sarf ettiği sırada BM binası dışında İran yönetimi karşıtı gösteriler düzenlendi.
Rusya-Ukrayna savaşına da değinen Trump, Kiev ve Moskova ile yakın çalıştıklarını ve savaşın sanılandan daha hızlı sona erebileceğini iddia etti.
Konuşmasında Küba'yı "başarısız bir devlet" olarak nitelendiren ve çökeceğini öne süren Trump'ın sözleri üzerine Küba heyeti BM Genel Kurulu salonunu terk etti. Venezuela konusundaki adımlarını ise bölgeye bir mesaj olarak tanımlayan Trump, ABD'nin Batı Yarımküre'deki ulusal çıkarlarını korumak için gerekirse askeri gücünü kullanmaktan çekinmeyeceğini vurguladı.
Trump’ın BM'deki iddialı mesajları, kamuoyu desteğinin rekor seviyede düştüğü bir döneme denk geldi. 21 Eylül tarihli Reuters/Ipsos anketine göre Trump’ın görev onayı yüzde 32 ile kariyerinin en düşük seviyesine geriledi. Cumhuriyetçi seçmen desteği yüzde 82'den yüzde 73'e düşerken, 3 Kasım’da Kongre dengesini belirleyecek ara seçimler için seçmenlerin yüzde 43’ü Demokratları, yüzde 35’i ise Cumhuriyetçileri desteklediğini ifade etti.





