Otomobil piyasasında pandemi sonrası oluşan fahiş fiyat artışları yerini durgunluğa bıraktı. Son dönemde ikinci el araç fiyatlarının genel ekonomik göstergelerin gerisinde kalması, otomobili yalnızca değer kazanması için satın alan tüketicilerin beklentilerini boşa çıkardı. A Haber yayınında otomotiv piyasasını değerlendiren Göksel Erkoyuncu, otomobilin mevcut piyasa koşullarında bir yatırım aracından ziyade, ihtiyacı karşılayan bir tüketim ürünü olarak konumlandırılması gerektiğini vurguladı.
İKİNCİ ELDE HAREKETLİLİK SINIRLI
TÜİK verileri de piyasadaki yavaşlamayı gözler önüne seriyor. Ağustos 2026’da Türkiye genelinde 917 bin 143 taşıtın devri gerçekleşirken, bu işlemlerin yüzde 66,4’ünü otomobiller oluşturdu. Ağustos 2025’te toplam 985 bin 244 taşıtın el değiştirdiği göz önüne alındığında, ikinci el araç hareketliliğinin geçen yıla oranla geride kaldığı görülüyor. Piyasada şu an hızlı bir satış temposu olmadığını ve durumun "stabil" seyrettiğini belirten Erkoyuncu, araç alımında temel kriterin yeniden "kullanım ihtiyacı" olduğuna dikkat çekti.
GÖZLER EKİM, KASIM VE ARALIK AYLARINDA
Otomotiv piyasasında asıl hareketliliğin ise yılın son çeyreğinde yaşanması bekleniyor. Sıfır araç almayı planlayan tüketiciler, ekim, kasım ve aralık aylarındaki fırsatlara odaklandı. Markaların yıl sonu satış hedeflerini tutturabilmek adına mevcut kampanyaları güçlendireceğine yönelik güçlü bir piyasa beklentisi bulunuyor.
Erkoyuncu, önümüzdeki üç aylık süreçte sıfır araçlar için daha yüksek indirimler ve düşük faizli finansman seçeneklerinin devreye girebileceğini ifade etti. Bu kampanyaların kapsamının markaların satış politikalarına göre şekilleneceğini belirten uzmanlar, yıl sonundaki sıfır otomobil rekabetinin ikinci el piyasasını da doğrudan etkileyeceğini öngörüyor.



