CHP Aydın İl Başkanlığı tarafından Nevzat Biçer Konferans Salonu’nda düzenlenen “Birlik, Beraberlik ve Dayanışma Toplantısı”na CHP Aydın milletvekilleri Süleyman Bülbül ve Evrim Karakoz, CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı, ilçe belediye başkanları, ilçe başkanları ve partililer katıldı.

Toplantı öncesinde katılımcılar, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e destek amacıyla hazırlanan pankarta imza attı.

I M G 1931Tüm çalışmaları ve itirazları yapacaklarını belirten Bülbül, “Bu kara düzene teslim olmayacağız. Ya yol bulacağız ya da yeni bir yol açacağız; hep birlikte açacağız!” Çocuklarımızın ve gençlerimizin gelecek kaygısı, gerçek gündem olan emeklilerimizin hakları, daha dün dört kadının öldürüldüğü, kadınlara yönelik şiddet gerçeği, esnafın sorunları ve toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren meseleler. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, kurucu liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirası ve sorumluluğu doğrultusunda bu kara düzeni değiştirmek için hep birlikte olacağız. Tüm halkımızla birlikte direneceğiz, mücadele edeceğiz. Yeni Türkiye’yi hep birlikte kuracağız. Sağdan sola, soldan sağa hep birlikte kuracağız! " dedi.

I M G 1936“Orası bizim yuvamızdır”

Cezaevi Tuvaletinde Sır Ölüm
Cezaevi Tuvaletinde Sır Ölüm
İçeriği Görüntüle

Kemal Kılıçdaroğlu’nun tekrardan genel başkan olmasının ardından CHP’de başlayan değişimlere dikkat çeken Bülbül, özellikle iktidar kanadına doğru bir eğilim olduğunu öne sürdü. Bülbül, “Bu sorumluluk sadece her bir üyeye değil, her bir vatandaşa düşmektedir. Baba ocağımızı yeniden sahiplenmek zorundayız. 24 Mayıs’ta çıktığımız yoldan geri dönmeyeceğiz. Oradan çıkarken söylediğimiz gibi “geri geleceğiz.” Evet, baba ocağımıza yeniden geleceğiz. Orası bizim yuvamızdır. Orasıyla birlikte iktidar yolunda ilerleyeceğiz. “Ne yapacaksınız?” sorusu sürekli geliyor. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde bulunduğumda içeride televizyonlarda yandaş kanalların yayınlarını gördüm. Eskiden Halk TV’nin, Sözcü TV’nin yayınları olurdu; şimdi yandaş kanallar var” diye konuştu.

I M G 1932“Direneceğiz, mücadele edeceğiz”

CHP’nin baba ocağı olduğunu belirterek gençlik yıllarından bu yana verdiği mücadeleyi anlatan Bülbül, “İçeride İBB ve Aktaş davası üzerinden TGRT’de açık açık itirafçılık yapan, CHP aleyhine konuşan kişiler vardı. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde muhalefet ruhunun zayıflatılmak istendiğini, Kuvayı Milliye ruhunun aşındırılmak istendiğini gördüm. Eğer Cumhuriyet Halk Partisi işgal edilmişse, saray iradesiyle ve yargı aparatlarıyla kurultay iradesi dışında bir yönetim oluşturulmuşsa, biz ne yapacağız? Bu en temel sorudur. Ben 17 yaşımda İstanbul Hukuk öğrencisiyken SODEP’in kuruluş çalışmalarında yer aldım. O dönem 12 kişiyle büyük mücadeleler veriyorduk. O ruhla bugünlere geldik. Cumhuriyet Halk Partisi bizim baba ocağımızdır. Eğer baba ocağımız sarayın etkisi altındaysa, biz bunu kabul etmeyiz. Baba ocağını saraya teslim etmeyeceğiz. Direneceğiz, mücadele edeceğiz” dedi.

I M G 1934“Baba ocağını bırakmayacağız”

“900’ü aşkın kurultay delegesinin imzasını topladıklarını bildiren Bülbül, “Bu imzaları genel merkeze sunacağız. Eğer kabul edilmezse ve “gidin mahkemeye başvurun” denirse, biz de Çağrı Heyeti ile birlikte hukuk yoluna başvuracağız ve olağanüstü kurultay talep edeceğiz. Eğer bu da reddedilirse, tüm hukuki yolları sonuna kadar kullanacağız. Her şeyi yapacağız. Baba ocağı bizimdir diyeceğiz. Genel Başkanımız baba ocağından polis baskısıyla çıkarken “geri geleceğim” demişti. Biz de aynı şekilde geri geleceğiz. Melih Gökçek örneklerinde olduğu gibi “gelemezsiniz” diyenlere karşı biz o baba ocağını bırakmayacağız. Sonuna kadar mücadele edeceğiz. Ama İsmet İnönü’nün sözünü de unutmayacağız: “Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de yerini alır” diye konuştu.

“İttifak kurulmazsa bu düzen değişmez”

Bülbül, “Değerli arkadaşlar, CHP Genel Merkezi’nde yapılan bayramlaşmalarda da gördük ki tablo farklıdır. Katılımın önemli bir kısmı CHP dışı vatandaşlardan oluşmaktadır. Biz yüzde 25 sınırını yerel seçimlerde kırdık. Ancak sorumluluğumuz sadece CHP’ye oy veren 17 milyon kişiyle sınırlı değildir. Biz 85 milyonun tamamına karşı sorumluyuz. Bu nedenle yüzde 51’i hedefleyen geniş bir toplumsal ittifak kurmak zorundayız. Kürt demokratlar, milliyetçiler, muhafazakar demokratlar, sosyal demokratlar ve itidalli demokratlar. Eğer bu ittifak kurulmazsa bu düzen değişmez. Bizim sorumluluğumuz sadece parti sorumluluğu değil, Türkiye sorumluluğudur” ifadelerine yer verdi.

“Bu Mücadele Ülkenin Geleceği İçindir”

Bülbül, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yürüyüşüne sarayla birlikte engel olunmaya çalışılıyor. Belediye başkanlarımız, bürokratlarımız ve milletvekillerimiz hakkında açılan davalar ve disiplin süreçleri bunun bir parçasıdır. Bu bir tasfiye sürecidir. Silivri’de, Sincan’da, İzmir’de ve Bursa’da haksız yere yargılanan arkadaşlarımızın yanında olmayacağız da kimin yanında olacağız? Elbette Ekrem İmamoğlu’nun ve yol arkadaşlarımızın yanında olacağız. Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel’e ve parti iradesine yönelik her türlü müdahaleye karşı direneceğiz. Disiplin süreçleri, ihraç girişimleri ve görevden almalarla partide bir baskı oluşturulmaya çalışılıyor. Buna karşı hep birlikte direneceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir tasfiye süreci yürütülüyor ama biz bu yürüyüşü durdurmayacağız. Bu mücadele kişisel değil, ülkenin geleceği içindir” dedi.

Muhabir: Duygu Sevimli