Küresel piyasalarda savaş kaynaklı belirsizliklerin kısmen azalması, petrol fiyatlarındaki gerileme ve diplomatik temasların hız kazanmasıyla birlikte altın fiyatlarında yeniden toparlanma gözleniyor.
Finans analisti İslam Memiş, yaklaşık altı aydır baskı altında kalan altın piyasasının yeniden yükseliş eğilimine girdiğini belirterek, fiyatların bundan sonraki seyrinin büyük ölçüde jeopolitik gelişmelere bağlı olacağını ifade etti.
Yıl sonu için iki farklı senaryo
Memiş, altın piyasasında kalıcı yükselişten söz etmek için henüz erken olduğunu belirterek iki farklı senaryoya dikkat çekti.
Buna göre, çatışmaların devam etmesi halinde ons altında 4 bin dolar ile 3 bin 950 dolar seviyelerinin güçlü destek oluşturacağını ifade eden Memiş, ateşkes ya da kapsamlı bir barış anlaşmasının sağlanması durumunda ise 4 bin 400 dolar direncinin aşılabileceğini ve yıl sonuna kadar 5 bin dolar seviyesinin gündeme gelebileceğini söyledi.
Gram altın için de benzer değerlendirmelerde bulunan Memiş, savaş ortamının sürmesi halinde 6 bin liranın önemli bir destek seviyesi olacağını, barış ortamının oluşması durumunda ise yıl sonuna kadar 8 bin liranın üzerindeki seviyelerin görülebileceğini dile getirdi.
"Fırsat tamamen kaçmış değil"
Yatırımcıların kısa sürede yüksek kazanç beklentisiyle hareket etmemesi gerektiğini vurgulayan Memiş, uzun vadeli yatırım anlayışının daha sağlıklı sonuçlar verdiğini söyledi.
Altın almakta geç kaldığını düşünen yatırımcılara da seslenen Memiş, son aylarda oluşan fiyat seviyelerinin hâlâ fırsat sunduğunu savunarak, özellikle düğün hazırlığında olanlar veya altın borcu bulunanların mevcut seviyeleri değerlendirebileceğini ifade etti.
Gümüş için de yükseliş beklentisi
Altının yanı sıra gümüş piyasasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Memiş, son dönemde gümüşün altına kıyasla daha güçlü performans gösterdiğini belirtti.
Uzun vadeli yatırımcıların gümüşü yakından takip etmesi gerektiğini söyleyen Memiş, 2027 ve 2028 yıllarında da gümüş fiyatlarında yükseliş eğiliminin devam edeceği öngörüsünde bulundu.
Uzmanlar, altın ve diğer yatırım araçlarına ilişkin değerlendirmelerin öngörü niteliğinde olduğunu, yatırım kararlarının kişisel risk profili ve piyasa koşulları dikkate alınarak verilmesi gerektiğini hatırlatıyor.





