Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararına göre kamuya açık kıyı alanlarında vatandaşın denize ulaşmasını engelleyen işletme veya çalışanlar cezai sorumluluk taşıyabiliyor. Karar doğrultusunda kişilerin sahilden uzaklaştırılması ya da kıyıyı kullanmalarının önüne geçilmesi bazı durumlarda kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu kapsamında değerlendiriliyor. Vatandaşın kamuya ait kıyı alanlarında bulunmasının engellenemeyeceği vurgulanırken bu tür durumlarda adli süreç başlatılabileceği ifade ediliyor.
SAHİLDEN UZAKLAŞTIRMANIN CEZASI HAPİS
Türk Ceza Kanunu kapsamında vatandaşın hareket özgürlüğünü kısıtlayan kişiler hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanabiliyor. Suçun çocuklara veya engellilere karşı işlenmesi zor kullanılması ya da birden fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesi durumunda ise verilecek cezaların daha da ağırlaşacağı belirtiliyor.
ÖZEL İŞLETMELER KIYIYI TAMAMEN KAPATAMAZ
Özel plaj işletmeleri mevzuata uygun şekilde ücret karşılığında şezlong, şemsiye, yiyecek ve içecek hizmeti sunabiliyor ancak bu durum kıyının tamamını sahiplenmelerine imkan tanımıyor. Herhangi bir işletmeden hizmet almak istemeyen vatandaşlar havlularını sererek sahilden ücretsiz şekilde yararlanabiliyor ve denize girmek için plaj hizmeti satın alma zorunluluğu bulunmuyor.
ŞİKAYET OLMASA DAHİ SORUŞTURMA AÇILABİLİYOR
Kıyıya erişimin engellenmesi durumunda sürecin yalnızca şikayete bağlı ilerlemediği belirtiliyor. Hürriyeti engelleme suçu kamu davası açılmasını gerektiren suçlar arasında yer aldığı için mağdurun başka bir vatandaşın veya görevli kurumların ihbarı üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından doğrudan soruşturma başlatılabiliyor.





