HABER- ELVAN ÇETİN
İddialara göre site bünyesinde yer alan restoranlar, spa merkezleri, otoparklar, tenis kortları, resepsiyon ve ofis alanları, konut alanı statüsüne rağmen imar mevzuatına aykırı biçimde inşa edildi ve bu alanlar çeşitli şirketlere kiralanarak ticari ve turistik amaçla kullanıldı. Ayrıca sığınak, otopark ve ortak kullanım alanlarının havuz, restoran ve benzeri tesislere dönüştürüldüğü, ruhsatlandırma, izin ve denetim süreçlerinde usule aykırı işlemler yapıldığı da iddialar arasında yer alıyor.
KONUT SİTESİ Mİ, TURİZM TESİSİ Mİ?
Site sakinleri, yıllardır devam eden bu uygulamalar nedeniyle mağdur olduklarını belirterek, yaşadıkları yerin konut mu yoksa fiilen bir turizm tesisi mi olduğunun belirsizliğinden şikâyet ediyor. Ortak alanların mevzuata aykırı şekilde turistik kullanıma açıldığı, bu faaliyetler için gerekli izin, ruhsat ve denetimlerin bulunmadığı iddia ediliyor.
OTEL OLMAYAN YERDE OTEL İDDİASI
Site içerisinde faaliyet gösterdiği öne sürülen otel ve diğer turistik işletmelerin, turizm mevzuatına uygun izinlere sahip olmadığı iddiası, tartışmayı farklı bir boyuta taşıyor. Turizm izni olmadan elde edildiği ileri sürülen gelirlerin nasıl vergilendirildiği sorusu da kamuoyunda merak uyandırıyor.
ORTAK ALANLAR ÜZERİNDEN BELGE VURGUNU İDDİASI
En dikkat çekici iddialardan biri ise ortak kullanım alanları üzerinden belge temin edildiği yönünde. 30’dan fazla yapı kayıt belgesi ile basit konaklama belgesi alındığı, bu belgelerin mevzuata aykırı şekilde düzenlendiği ve bu belgelerle konaklama faaliyeti yürütüldüğü öne sürülüyor.
Oysa yürürlükteki mevzuata göre, ortak alanlarla ilgili bu tür belgelerin alınabilmesi için kat maliklerinin en az 5/4 çoğunluğunun, bazı durumlarda ise tamamının onayının alınması kanuni zorunluluk. Bu onayların alınıp alınmadığı, kimlerin süreci yürüttüğü ve kimlerin imza attığı soruları henüz yanıt bulmuş değil.
Tüm bu hususlar iddia niteliğinde olup, gözler konuyla ilgili yetkili kurumların yapacağı inceleme ve açıklamalara çevrilmiş durumda.


