24 yıllık AKP iktidarı sürecinde gazeteciliğin giderek zorlaştığını belirten Sevim, “Bugün Türkiye’de gazetecilik yapmak, gerçeği yazmanın bedelini göze almak demektir. Sansür, otosansür, RTÜK cezaları, ilan ambargoları, gözaltılar ve tutuklamalar iktidarın basına bakış açısının açık göstergesidir” dedi.
Gerçeği yazan gazetecilerin hedef hâline getirildiğini, yandaş medyanın ise ödüllendirildiğini savunan Sevim, bunun demokratik bir tablo olmadığını dile getirdi. Sevim, “Bu bir demokrasi değil, organize bir baskı rejimidir. Halkın haber alma hakkı bilinçli olarak gasp edilmekte, kamu kaynaklarıyla beslenen yandaş medya eliyle gerçekler örtbas edilmektedir” ifadelerini kullandı.
Açıklamasında bağımsız ve onurlu gazeteciliğin önemine dikkat çeken Serkan Sevim, kalemini satmayan ve baskılara boyun eğmeyen gazetecilerin ülkenin vicdanı olduğunu belirtti. Sevim, “Her türlü tehdide rağmen gerçeğin peşinden giden gazeteciler demokrasimizin kaleleridir” diye konuştu.
Serkan Sevim, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Tüm baskılara rağmen mesleğini onuruyla sürdüren yerel ve ulusal basın emekçisi gazeteci arkadaşlarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü, dayanışma ve mücadele duygularıyla selamlıyorum.”

