CHP'de mutlak butlan kararının ardından yapılan kapalı grup toplantısında Grup Başkanı seçilen Özgür Özel "Partimin seçilmiş genel başkanı ve grup başkanıyım" dedi, Meclis'teki grup toplantılarına yine kendisinin başkanlık edeceğini söyledi. Özel, Kemal Kılıçdaroğlu'na grup toplantıları için kürsü teklif etmeyeceğini kaydetti.

40 günlük bir süre içerisinde yeniden Kurultay'da seçim yapılmasını beklediklerini vurgulayan Özel, "Butlan kararını tanımadığımız için uzlaşacak bir halimiz yok. Herkesin istediği bir tek şey var; Kurultay'ın tüzüğümüzde öngörülen en kısa sürede, 40 günlük bir süre içinde toplanması ve partinin bu tartışmadan çıkıp iktidar yürüyüşünü devam ettirmesi" dedi.

CHP Bayramlaşmasına “Mutlak Butlan” Gölgesi
CHP Bayramlaşmasına “Mutlak Butlan” Gölgesi
İçeriği Görüntüle

Özgür Özel'in açıklamaları şöyle: “Bundan 3 yıl önce yine bir kapalı grup toplantımızda Grup Başkanı seçilmiştim. Ondan yaklaşık 5 ay sonra da bu kez yapılan kongremizde Genel Başkan seçilmiştim. Bu durum malum hukuken tanımadığımız, Türkiye'deki aklı başında hiçbir hukukçunun tanımadığı 'mutlak butlan' kararı çıktı.

Yarın öbür gün bu kararın Meclis'e de yollanması ve Meclis yönetiminin de bu kararın kıymetlendirilmesi ihtimali nedeniyle bu kez CHP Grup Başkanlığında bir boşalma olmasına neden olabilirdi. Bizim bugün malum bu tartışmalar olduğunda sizin de takip ettiğiniz gibi, 3 gün öncesinden kararını aldığımız ve arkadaşlarımızı toplantıya çağırdığımız bir kapalı grup toplantısı yapıldı.

"110 VEKİL ARKADAŞIMIZIN DESTEĞİYLE GÖREVE GELDİK"

Tabii ki yönetmeliğimiz çok net. İlk kapalı grup toplantısında hukuki gereklilik olarak arkadaşlarımızın önerisiyle yeniden Grup Başkanlığı seçimi oldu. Kullanılan oyların birisi dışında tüm oyları alarak CHP Grup Başkanı seçildim. Tabi burada bugünkü toplantıya bazı
arkadaşlarımız mazeret bildirerek gelemediler. Seçim olduğunu bilmiyorduk, bilsek gelirdik diyen arkadaşlarımız da oldu ama görünürde 110 arkadaşımızın desteğiyle CHP Grup Başkanı seçildim. Bu konu artık CHP'nin meclis grubunda bir boşluk yaratılma ihtimaline karşı hamleydi.

Olur olmadık yerlerde okuyoruz 'Butlan kararını destekleyen 90 vekil var' diye. Bugün böyle bir şey olmadığının görülmesi de çok önemli, 110 vekil arkadaşımızın desteğiyle göreve geldik.

Ben hem partinin seçilmiş Genel Başkanıyım hem de bir kez daha seçilmiş TBMM Grup Başkanıyım. Grup Başkanı istediği zaman CHP'de Meclis'i grup toplantısına çağırabilir.
Hepiniz takdir edersiniz ki, sahadaki ve sokaktaki üyelerin duygu durumuna bakılınca bu 'mutlak butlan' kararından sonra partide bir genel başkanlık değişimi olduğunu kimse kabul etmiyor. Ben de Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararıyla gelip de CHP Grup Toplantısında konuşma yapmak isteyeceğini ya da benden böyle bir talepte bulunacağını tahmin etmiyorum. Böyle bir şeyi kendisi de istemez ve kabul etmez. Kurultay yapılana kadar haftalık grup toplantılarımızı elbette ben yapacağım.

Bunun dışında şöyle yorumlar okudum "İşte uzlaştılar, biri grup başkanı biri de genel başkan" olacak diye. Böyle bir uzlaşma yok. Bu butlan kararını asla tanımıyoruz. Ancak şöyle bir uzlaşı olacak , herkesin istediği bir şey var o da kurultayın tüzüğümüzde öngörülen en kısa sürede, bu da 40 gün gibi bir süre içerisinde toplanması ve partinin bu tartışmalardan çıkarak iktidar yürüyüşünü sürdürmesidir.

Şimdi en son Panaroma TR'nin mayıs ayı değerlendirmesi geldi. Bu ankette CHP yüzde 34,8 oy oranına kavuşmuş durumda. Buraya vatandaşların derdini konuşarak, onları savunarak geldik. Düzde 25'lik cam tavanı kırdık, daha da yükselirken bu yaşananlar oldu. Her anket bir öncekinden daha iyi geldi. Şimdi bu türbülanslar bizi iktidar yürüyüşümüzden geri tutmamalı ve engellememeli. Bu yüzden bir an önce, zaman kaybetmeden kurultay kararı alınmalı.

Milletvekillerimizle görüştüm, şimdi Parti Meclisi ile görüşücem, yarın da il ve ilçe başkanları ile konuşucam. Arkadaşların görüşünü aldıktan sonra Kemal Bey ile bir görüşme yapacağız. Ben bir görevlendirme yaparım, ilk mesai gününden itibaren 40 gün içinde CHP'yi kurultaya götürürüz ve artık bu kabus biter. Devamında da herkesin umutlarını besleyen iktidar yürüyüşümüz başlar.

Bunu bir parti meselesi değil de demokrasi meselesi olarak görenlere, iktidar partisine oy veren seçmenlerin dahi sahadan gelen tepkilerini iletiyor arkadaşlar "Bize yapılmasını istemediğimiz şeyi başkasına yapmayız" diyen ve bize hiç oy vermemiş belki de hiç oy vermeyecek ama büyük bir feraset ile Türkiye'ni geleceğini düşünen tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum.

Dünkü telefon görüşmemizde kendisi 'en uygun' zamanda kurultay yapalım demişti, ben de en uygun zamanın 'en kısa' zaman olduğu görüşünü iletmiştim kendilerine. Bu kapsamda arkadaşlarımız görüşür ve en doğru karar verilir. Hiç şüphe yok ki en uygun zaman, en kısa zamandır.

Siyasette çeşitli gelişmeler olur ve ona göre pozisyon alınır. Biz dün kendisiyle telefonda görüştük, devamında arkadaşlarımız görüşür. Kurultay kararı alınırsa büyük bir memnuniyetle yüz yüze görüşürüm ancak bu kurultay kararını gazetede okumam lazım. Ondan sonra görüşürüz ve sohbet de ederiz elbette.

"40 GÜN İÇİNDE KURULTAYA GİDİLMEZSE ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPARIZ"

40 günde kurultaya gitmemesi halinde zaten 40 gün bekleyecek değiliz. Biz Kemal Bey ile bu konuyu görüşeceğiz arkadaşlarımız aracılığıyla, o bir adım atarsa bunu hem partimiz için hem de kendisi için en doğru karar olacaktır. Partimizde geçmişte de olsa seçilerek genel
başkanlık yapmış birine sokağın tepkisini görüyorsunuz. Böyle bir adımı müşterek olarak atmamız partimizin de Kemal Bey'in de faydasına.

Öncesinde arkadaşların konuşması bu yönden çok zaruri. O toplantı önceden görüşen arkadaşlarımızın da müştereken karar verdiği gibi 40 gün sonrasına bir kurultayı toplamak üzere olursa, ona zaten sadece ben değil herhalde giren bütün Parti Meclisi üyelerini bugünkü pozisyonları ne olursa olsun Kemal Bey'i misafirperverlikle karşılar. Yeter ki o salon "40 gün içinde kurultay kararı alınmak" üzere doldurulsun. Ancak delegenin vermediği kararı kullanmak üzere bir takım insanların niyetlerinin olduğu iddiası bu kadar sert eleştiriliyor.

En kısa sürede kurultay yapacağını belirtmesi halinde elbette buraya gelişini herkes memnuniyetle karşılar ancak bu konudaki kanaatini önceden açık şekilde ifade etmelidir. Aksi durumda böyle bir gelişme olmaz. Eğer 40 gün içinde kurultaya gidilmezse o zaman biz kurultaya gidilmesi için üzerimize düşeni yaparız.

Maalesef CHP tarihinde çok haksız eleştiriler aldı ve çok haksız operasyonlara maruz kaldı. Ancak CHP bu tür ahlaksızlıklara kendi içerisinde prim vermediği için birlik ve beraberlik içinde atlatmıştır. Şunu söylemek lazım "CHP'ye ahlaksızlık yapılıyor" doğru ama bize karşı yapılan
gayriahlaki operasyonları kıymetlendiren bir söylemi ben kıymetlendirmem. Her fırsatta konuşuluyor, hakkında suçlama olan belediye başkanlarının üyeliğini askıya almak gibi konuşuluyor.

Bu partinin genel başkanları yaşı ne olursa olsun herkese ağabeylik, babalık yapması gereken kişilerdir. Bana birisi gelip "Kızın okulda hırsızlık yapmış" dediğinde ben onu şimdi evlatlıktan reddediyorum demem. Yapmaz benim evladım derim. Ekrem İmamoğlu'ndan başlayarak kime ahlaksız suçlamalar yönetiliyorsa, herkesi için söylüyorum: "Yapmaz benim evladım."

Delegimiz bizi bu makamdan uzaklaştırmadığı sürece, otur dediği yerde otururuz ve bizi delegimizden başka kimse kaldıramaz.

Kaynak: HaberGlobal