Kuşadası’nda faaliyet gösteren amatör Küçükada Spor Kulübü, 25 Şubat’ta Katar’ın başkenti Doha’da Aspire Akademi tarafından düzenlenen uluslararası futbol turnuvasına katılmak için yola çıktı.
Ancak 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla bölgede artan gerilim sonrası hava sahaları kapatıldı ve turnuva iptal edildi.
Basra Körfezi çevresinde artan füze ve dron saldırıları nedeniyle bölgede hava trafiği durdurulunca, Türk kafilesi de Doha’da mahsur kaldı.
12 GÜN SONRA DÖNÜŞ BAŞLADI
Doha’da 12 gün beklemek zorunda kalan 31 kişilik kafile, gerekli izinlerin alınmasının ardından dün saat 15.00’te Aspire Akademi tesislerinden ayrılarak otobüsle Riyad’a hareket etti. Yaklaşık 12 saat süren kara yolculuğunun ardından Riyad’a ulaşan kafile, bugün sabah saat 06.30’da Türk Havayolları uçağıyla İstanbul’a geldi.
İstanbul’dan uçakla İzmir’e geçen kafile, buradan kara yoluyla Kuşadası’na ulaştı. Kulüp tesislerinde sporcuları aileleri ve yakınları gözyaşlarıyla karşıladı.

"HAVADA FÜZELERİ GÖREBİLİYORDUK"
Ailesine kavuşmanın mutluluğunu yaşayan 12 yaşındaki Sami Efe Sönmez, yaşadıkları korku dolu anları şöyle anlattı:
Biraz korktuk ama kaldığımız tesis oldukça güvenliydi. Havada füzeleri görebiliyorduk. Füzeler havadayken imha ediliyordu ama kalıntıları yere düşüyordu. Aileme kavuştuğum için çok mutluyum. Sağlık durumum iyi, sadece kulağım biraz ağrıyor.

"BUGÜN DÜNYANIN EN MUTLU BABASIYIM"
Sami Efe’nin babası Gürkay Sönmez ise çocukların sağ salim dönmesinden dolayı büyük mutluluk yaşadıklarını belirterek, kafileyle yakından ilgilenen yetkililere teşekkür etti:
Her insanın evladı canından bir parça. Allah bugün bana can parçama kavuşmayı nasip etti. Çocuklarımızla Doha’da mahsur kaldıkları süre boyunca ilgilenen herkese minnettarız.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A TEŞEKKÜR
Kafile Başkanı Mustafa Gökçe de yaklaşık 26 saat süren zorlu bir yolculuk yaptıklarını belirterek, şunları söyledi:
21 evladımızın sorumluluğu üzerimizdeydi. Aileler Kuşadası’nda çok tedirgindi. Biz de endişeliydik ama çok şükür çocuklarımızın burunları bile kanamadan ailelerine teslim ettik. Başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Osman Aşkın Bak ve süreçte destek olan herkese teşekkür ediyorum.






