Deprem riskine dikkat çeken Bülbül, özellikle kamu binaları ve eğitim kurumlarının yapısal durumuna vurgu yaptı:
"Aydın genelinde deprem tahkiki bekleyen veya güçlendirme kararı alınmasına rağmen süreci ağır ilerleyen okullarımız var. Velilerimiz tedirgin, öğrencilerimiz risk altında. Milli Eğitim Bakanlığı bu süreci bürokrasiye kurban etmemeli."
Bülbül, deprem kuşağındaki Aydın'da kamu binalarının deprem karnesinin şeffafça açıklanması gerektiğini belirterek, "Yıkıldıktan sonra yapılacak yardım değil, yıkılmadan önce yapılacak güçlendirme hayat kurtarır" ifadelerini kullandı.
"Büyük Menderes Can Çekişiyor: Kapalı Sistem Sulama Şart!"
Geçtiğimiz hafta İncirliova ve Koçarlı'da binlerce dönüm arazinin sel suları altında kalmasını yerinde inceleyen Süleyman Bülbül, DSİ'ye ve hükümete seslendi:
"Menderes Akar, Biz Seyrederiz" Devri Bitmeli: "Bir yanda kuraklık nedeniyle su yokluğu, bir yanda ani yağışlarla gelen sel felaketi... Her iki durumda da bedeli Aydınlı üretici ödüyor. DSİ artık Aydın’a hak ettiği yatırımı yapmalı. Kapalı devre basınçlı sulama sistemi, tarımımızın bekası için bir mecburiyettir." Büyük Menderes Havzası'nda taşkın önleme projeleri ve kapalı sistem sulama yatırımları için ek bütçe ayrılmalıdır
Bülbül ayrıca selden etkilenen çiftçilerin zararlarının ivedilikle tespit edilip, borçlarının faizsiz ertelenmesi ve doğrudan nakdi destek sağlanması gerektiğini vurguladı.
"Aydın Göç Alan Değil, Göç Veren İl Haline Geliyor"
Tarımdaki maliyet artışlarının işsizliği körüklediğini belirten Bülbül, Aydın'ın ekonomik yapısındaki bozulmaya dikkat çekti:
"Toprağından bereket fışkıran bu şehirde çiftçi; mazot, gübre ve ilaç maliyeti altında ezildi. İncirimiz, zeytinimiz, pamuğumuz ve çileğimiz sahipsiz bırakıldı. Üretici toprağa küstükçe, Aydın işsizlik ve göç verme riskiyle karşı karşıya kalıyor. Çiftçi desteklenmezse Aydın’ın sosyal dokusu zarar görecek."
Üreticiye verilen destekler piyasa gerçeklerine göre güncellenmeli, ithalat odaklı tarım politikalarından vazgeçilmelidir ifadelerini kullandı.



