CHP Aydın İl Başkanlığı’nda gerçekleştirilen açıklamaya partililer katılım gösterdi. Toplantıda konuşan CHP Efeler İlçe Başkanı Kaan Erçetin, kararın CHP’nin yükselişini durdurmaya yönelik olduğunu savundu.
“BU KARANLIĞA İZİN VERMEYECEĞİZ”
Erçetin açıklamasında, “Bu saldırının nedeni Cumhuriyet Halk Partisi’nin şu anda iktidara yürüyor oluşudur. Bu iktidar yürüyüşünü engellemelerle, çelmelerle ve mutlak butlan kararlarıyla sonlandırmaya çalışıyorlar. Biz bu karanlığa izin vermeyeceğiz. Mücadelemizi Genel Başkanımız Özgür Özel liderliğinde sürdürmeye devam edeceğiz. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun kararlılığıyla, zindanlarda belediye başkanlarımızın gösterdiği dirençle biz de üzerimize düşen vazife neyse yapmaya hazırız. Umutsuz olma hakkımız yok” ifadelerini kullandı.
Genel-İş DİSK Aydın Şube temsilcisi Cansu Uçar, “Demokrasi ve adalet, emek mücadelesinin de temelidir. Siyasi partilerde, demokratik kitle örgütlerinde ve demokratik kurumlarda belirleyici olan tabanın iradesidir. Demokrasi, halkın özgür iradesiyle şekillenir. Hukuk devleti ise bu iradenin en temel güvencesidir. Hukukun üstünlüğü, adalet ve demokrasi yalnızca siyasal rejimin değil, emek mücadelesinin de temel dayanağıdır. İşçi sınıfı olarak dün olduğu gibi bugün de hukuku, adaleti ve demokratik değerleri savunmaya devam ediyoruz. Siyasal süreçlere yargı yoluyla müdahale edilmesi, toplumun adalet duygusunu zedelemekte, demokrasiye olan güveni ise ciddi biçimde sarsmaktadır. Demokratik hukuk devleti ilkelerinin zayıfladığı bir ortamda ne sendikal haklar güçlenebilir ne de toplumsal barış sağlanabilir. Bizler biliyoruz ki adaletin olmadığı yerde eşitlik, hukukun olmadığı yerde güven, demokrasinin olmadığı yerde ise emeğin hakkı korunamaz. Bu nedenle emek mücadelesiyle demokrasi ve adalet mücadelesini birbirinden ayrı görmüyor; halk iradesinin, hukuk devletinin ve demokratik işleyişin güçlenmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Biz Genel-İş Şubesi olarak buradan kararı tanımıyoruz. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” dedi.
Tüm Emeklilerin Sendikası Temsilcisi Ufuk Kartal, “ Emekçiler bu ülkede 31 yıldan bu yana özgürlük talebiyle mücadele veriyor. 1995’lerde başlayan mücadele, 2017’de OHAL süreciyle birlikte artarak devam etti. 2017 yılından bu yana iki defa kapatıldık. En son geçen ay yine kapatıldık. Bu, AK Parti iktidarının emek örgütlenmesine ve demokratik örgütlenmeye bakış açısının göstergesidir. Boşuna söylemedik; biz bunlara siyasal İslamcı faşist iktidar diyoruz. Evet, bunlar faşisttir arkadaşlar. Kendisine rakip olan milletvekillerini içeri tıkıyor, kendisine rakip olan cumhurbaşkanı adayını içeri atıyor, rakip gördüğü herkesi hedef alıyor. Daha ne beklenebilir ki? Ama bu işin sonu değil. Ne yapmamız gerekiyor? Toplumsal muhalefeti büyütmemiz gerekiyor. Mevcut siyasal iktidar, mutlak butlan kararıyla büyümekte olan toplumsal muhalefetin umudunu kırmaya çalışmaktadır. Biz buna böyle bakıyoruz. Yoksul halkın, işçilerin ve emekçilerin örgütlü mücadelesi kırılmak, yok edilmek isteniyor. Peki buna izin verecek miyiz? Hayır. Tam tersine daha güçlü şekilde mücadele edeceğiz. Şöyle söyleyelim; faşizm baskıyı artırdıkça emekçileri yan yana getirir. Faşizm, emekçileri birleştirip güç haline getirir. Hepimiz bir araya geleceğiz. İşte bu dönemde yapmamız gereken budur. Daha sıkı, daha kararlı şekilde yan yana geleceğiz. Bu işin merkezinde Cumhuriyet Halk Partisi olmak zorundadır. Cumhuriyet Halk Partisi bu mücadelenin öncüsü olmak zorundadır. Cumhuriyeti ve demokratik kazanımları korumak için alanlarda mücadele edeceğiz. Bizim görevimiz budur.” dedi.
TİP Aydın ilçe Başkanı Ayşe Muhterem Aydoğdu konuşmasında, “Ülkemiz şu anda o kadar iğrenç bir pozisyona düşürülüyor ki tamamen emperyalizmin hizmetçisi durumuna getirmeye çalışıyorlar bizi. Biz buna boyun eğmeyeceğiz. Ve şu anda kesinlikle ve kesinlikle söz veriyorum ki ben kendi partim adına biz ne olursa olsun huzuraklıkları kabul etmeyeceğiz, kabul etmeyeceğiz, kabul etmeyeceğiz. Etmeyeceğiz. Genel başkanımızın da söylediği gibi her konuda, her şekilde ne de haksızlık, ne de yanlış, ne de karşılık varsa biz orada o haksızlığa uğrayan herkesin yanında olmaya devam edeceğiz. Söz veriyorum buna. Ve yine genel başkanımın bir sözüyle tamamlamak istiyorum. Lale devri nasıl bittiyse sülale devride öyle bitecek” dedi.





