Selçuk Üniversitesi öncülüğünde yürütülen TÜBİTAK destekli proje kapsamında Orta Toroslar’da yapılan araştırmalarda, daha önce bilinmeyen 4 yeni kayagülü türü tespit edildi. Bilim dünyasına kazandırılan türlerden biri, duygusal bir tercihle isimlendirildi.
ORTA TOROSLAR’DA YENİ TÜRLER ORTAYA ÇIKTI
Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyelerinin yürüttüğü çalışma kapsamında, Türkiye’nin farklı bölgelerinde kapsamlı saha araştırmaları gerçekleştirildi.
Konya, Karaman ve Antalya başta olmak üzere birçok ilden toplanan örnekler üzerinde yapılan analizler sonucunda 4 yeni kayagülü türünün bilimsel literatüre kazandırıldığı açıklandı.
BİLİMSEL ÇALIŞMALAR TÜBİTAK DESTEĞİYLE YÜRÜTÜLDÜ
TÜBİTAK destekli projede, Türkiye’nin 45 ilinde arazi çalışmaları yapılarak yaklaşık 1500 bitki örneği toplandı. Ayrıca yerli ve yabancı herbaryumlarda yaklaşık 2 bin 500 örnek üzerinde detaylı incelemeler gerçekleştirildi.
Morfolojik, taksonomik, polen, tohum ve moleküler analizlerle bitkilerin yeni tür olduğu bilimsel olarak ortaya kondu.
YENİ TÜRLER ULUSLARARASI DERGİDE YAYIMLANDI
Keşfedilen türler, uluslararası bilim camiasında saygınlığı bulunan Plants dergisinde yayımlanarak resmi olarak bilim literatürüne girdi. Böylece Türkiye florasına önemli bir katkı daha sağlanmış oldu.
DUYGUSAL İSİMLENDİRME: EŞİNİN ADINI VERDİ
Projeyi yürüten akademisyenlerden Kuddisi Ertuğrul, keşfedilen türlerden birine eşinin adını vererek dikkat çekici bir tercihte bulundu.
Yeni tür, “Aethionema Kadriye Sultan Kayagülü” adıyla literatüre geçti. Ertuğrul, eşinin bilimsel çalışmalardaki desteğinin bu isimlendirmede etkili olduğunu ifade etti.
TÜRKİYE BİYOÇEŞİTLİLİĞİNİN MERKEZİ
Araştırmada elde edilen veriler, kayagülü cinsinin gen merkezinin Türkiye olduğunu ortaya koydu. Türkiye’de çok sayıda endemik tür bulunduğu, bu nedenle ülkenin bitki çeşitliliği açısından kritik bir konumda olduğu belirtildi.
DÖRT YENİ TÜRE DÖRT FARKLI İSİM
Çalışmada keşfedilen diğer türler de farklı coğrafyalar ve katkı veren isimlere göre adlandırıldı. Böylece hem bilimsel hem de sembolik bir sınıflandırma ortaya çıktı.
Bilim insanları, Türkiye’nin bitki çeşitliliği açısından hâlâ keşfedilmeyi bekleyen önemli bir potansiyel taşıdığına dikkat çekiyor.