Aydın

Tezcan’dan İmamoğlu davası için sert çıkış: Konuşmasından Korktular

CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, Ekrem İmamoğlu’na yönelik "susma hakkını kullandı" iddialarını sert bir dille yalanlayarak, mahkeme sürecinde yaşanan engellemelere dikkat çekti. İmamoğlu’nun yargılananları "yargılamaya" geldiğini belirten Tezcan, mahkemenin savunma hakkını kısıtlamak için sahte tutanak tuttuğunu savunarak, bazı siyasi aktörlerin ise "sarayın susma görevini" yerine getirdiğini iddia etti.

CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, düzenlediği basın toplantısında Ekrem İmamoğlu’na yönelik “susma hakkını kullandı” iddialarına sert tepki gösterdi. Uzun yıllar Parti Sözcülüğü görevini yürüttüğünü hatırlatan Tezcan, siyaset dilinin sorumluluğuna dikkat çekerek, ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve bir iftira kampanyasının parçası olduğunu belirtti.

“İMAMOĞLU KONUŞMA KONUSUNDA ISRARCI OLDU”

Tezcan, kamuoyuna yansıyan bilgilerin aksine Ekrem İmamoğlu’nun duruşmada konuşmak için büyük çaba sarf ettiğini vurguladı. Mahkemenin İmamoğlu’nu konuşturmamak için çeşitli yöntemlere başvurduğunu savunan Tezcan, “Ekrem İmamoğlu susma hakkını kullanmadı, tam tersine konuşma konusunda ısrarcı oldu ama mahkeme onu konuşturmamak için 50 türlü takla attı” ifadelerini kullandı.

MAHKEME SAHTE TUTANAK TUTTU

İmamoğlu’na savunma yapması için çok kısıtlı bir süre tanındığını belirten Tezcan, hukuk tarihindeki emsallerle durumu kıyasladı. 12 Eylül sıkıyönetim mahkemelerinde bile savunma sürelerinin çok daha uzun olduğunu hatırlatan Tezcan, “Danıştay baskını yapan saldırganın savunması 76 saat sürmüşken, İmamoğlu’ndan avukatlarıyla birlikte 6-8 saatte savunmasını bitirmesini istediler. Hatta hakim, savunma hakkını kullandığına dair sahte tutanak tuttu. Oysa İmamoğlu, ‘Ben buraya susmaya değil, sizi yargılamaya geldim’ diyerek konuşma iradesini net bir şekilde ortaya koydu” dedi.

SAVUNMASINDAN KORKTULAR

Mahkeme sürecinin tek bir kişi üzerine kurgulandığını iddia eden Bülent Tezcan, 3 bin 740 sayfalık iddianamede 143 eylemin tamamından İmamoğlu’nun sorumlu tutulduğunu söyledi. Tezcan, bu sürecin perde arkasını ise şu sözlerle özetledi: “Korktukları şey İmamoğlu’nun onları yargılamasıydı. Bütün bu soruşturmaların ipliğini pazara çıkaracak savunmasından korktular ve savunma yaptırmamanın yolunu böyle buldular.”

MÜSLÜM SARI’YA “SUSMA GÖREVİ” ELEŞTİRİSİ

Konuşmasının sonunda parti içi bir eleştiride de bulunan Tezcan, bazı isimlerin sessiz kalmasını sert bir dille eleştirdi. Tezcan, “Ekrem İmamoğlu susma hakkını kullanmadı ama görüyoruz ki Müslüm Sarı, sarayın kendisine verdiği susma görevini yerine getiriyor. Mevcut yönetim, sarayın verdiği susturma görevini yerine getirmekte oldukça mahir” diyerek sözlerini noktaladı.