Suskunluk Sarmalı

Suskunluk sarmalı popüler bir kavram olarak pek önümüze çıkmasa da iletişimcilerin ifade ettiği ve gündelik hayatta hepimizin bir şekilde yaşadığı bir olaydır. İş, okul, aile vb. gibi alanlarda anlamlandıramadığımız ama maruz kaldığımız bir süreçten bahseder.

Kısaca açıklarsak; sizin doğru olduğunu bildiğiniz ancak ifade ettiğinizde çoğunluk tarafından reddedilerek linçleneceğiniz veya dışlanacağınız bir durumla karşı karşıya kalmamak için susup kenara çekilmenizi ifade eder.

Aydın’da yaşanan siyasi gelişmelere karşı tamda suskunluk sarmalı tanımını yaşamaktayız.

AK Parti Aydın, özelinde Özlem Çerçioğlu’nun yol arkadaşlığını tam da kabul edememiş durumda.

Kimisi için hazımsızlık, kimisi için gurur meselesi, kimisi için geçmişte Çerçioğlu’nun AK Parti karşıtı söylemlerine duyduğu kinden dolayı kabul gerçekleşemiyor.

Şu bir gerçek ki biat kültürüyle adı özdeşleşen AK Parti tabanı Çerçioğlu konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın telkin ve uyarılarına rağmen yumuşayıp takdir böyle diyemiyor. Kabul de edemiyor, reddettiğini de beyan edemiyor.

Başkan Çerçioğlu AK Parti’nin kimyasını bozdu dersek çok da yanılmamış oluruz. İşte bu durum Suskunluk Sarmalı teorisinin başarılı bir şekilde işletildiğini ve muhalif AK Parti’lilerin gün geçtikçe bu sarmalın içinde kaybolduğunu, çatlak seslerin git gide azaldığını somut olarak önümüze koyuyor.

İl Başkanı Mehmet Erdem özellikle İl Başkan Yardımcısı Kerim Toker’in tutuklanmasının ardından oluşan sessizliği iyice belirginleşti.

Vekillerden sadece Seda Sarıbaş’ı politika yaparken görüyoruz. Onun dışında sarmalın kolları geriye kalanı yutmuş durumda.

AK Parti’de durum böyleyken Cumhur İttifakı MHP’de sular bir türlü durulmuyor.

Eski il başkanı Haluk Alıcık’ın yaşanan fotoğraf olayından sonra ani bir şekilde istifası ve ardından gelen Osmangazi Cihangiroğlu’nun il başkanlığı koltuğuna oturması çalkantılı bir süreci başlattı.

Daha koltuğa oturmadan geçmişte sarf ettiği iddia edilen bazı sözler üzerinden Cihangiroğlu’nun eleştirilmesi MHP’de siyasi çekişmeleri gün ışığına çıkardı.

MHP’de ve AK Parti'de belirsizlik hakimken, İYİ Parti’nin yükselişe geçmesi düşünülürken, Ahmet Ertürk’ün istifası gündeme bomba gibi düştü. Ertürk sonrası il başkanlığına atanan İlhan Adıyaman henüz birkaç haftalık görev süresine rağmen alışılmışın dışında bir yönetim anlayışıyla olumlu bir çizgi yakalamış gibi görünmektedir.

İYİ Parti il yönetimi henüz belirlenmemiş olmasına rağmen, İYİ Partili'ler sorumluluk alarak Aydın Milletvekili Ömer Karakaş’ın da desteğiyle iyi bir senkron yakalayarak çizilmeye başlayan olumlu grafiği yukarı taşımak istiyor.

Siyaset boşluk kaldırmaz. Bir tarafın sessizliği, diğer taraf için fırsat alanı oluşturur. Bir yapının içe kapanması, başka bir yapının görünürlüğünü artırır.

Önümüzdeki süreçte Aydın siyasetinde belirleyici olan, bu sessizliğin kırılıp kırılmayacağı olacak.

İç kaosla mücadele eden aktörler net bir yol haritası çizebilecek mi?

Yükseliş ivmesi yakalayanlar bu istikrarı sürdürebilecek mi?

Suskunluk Sarmalı yalnızca bir teori değil; bugün Aydın siyasetinin psikolojisini anlamak için güçlü bir anahtardır.