24 Nisan 2026 tarihli mektubunda Günel, 41 gün sonra ailesiyle görüştüğünü belirterek suçsuz olduğunu ifade etti. Adalet sistemine yönelik eleştirilerde bulunan Günel, cezaevindeki yaşam koşulları ile dışarıdaki ekonomik şartları kıyasladı.
Temel ihtiyaçların ücretsiz karşılandığını ancak haftalık 5 bin lira harcama limiti bulunduğunu aktaran Günel, aylık yaklaşık 20 bin liralık harcamanın ancak yeterli olduğunu belirtti. Günel, mektubunda emekli maaşlarına da değinerek, “Peki 20 bin TL alan emekli hemşehrim dışarıda ne yapıyor? Dışarıda siz, içeride biz tutsağız” ifadelerini kullandı.
Yerel siyasetteki rakiplerine ve bazı iş insanlarına isim vermeden eleştiriler yönelten Günel, hukuksuzluğun aracı olunduğunu savundu. Günel, “Aklını Aydın’daki kötüye kiraya verenler bilsinler ki kıymetli olmayacaklar. Makam mevkii peşinde hukuksuzluğun aparatı olanların ismi milletçe hatırlanmayacak” değerlendirmesinde bulundu.
BAROLAR BİRLİĞİ’NE ELEŞTİRİ
Mektubunda yargı sistemi ve savunma makamına ilişkin görüşlerine de yer veren Günel, Türkiye Barolar Birliği ile baro başkanlarının süreçte sessiz kaldığını öne sürdü. Baroların hukuk mücadelesinde daha aktif olması gerektiğini ifade eden Günel, Anıtkabir Özel Defteri’ne yazılan mesajlara atıfta bulunarak, hukuk ilkelerinin korunması çağrısında bulundu.
DAYANIŞMA MESAJI
Mektubunun sonunda dayanışma ve umut vurgusu yapan Günel, “Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiç birimiz” ifadelerine yer verdi. Günel, “Küçük bir umuttan daha güçlü bir şey yoktur. Elbet bugünler geçecek, karanlıklar dağılacak” sözleriyle mektubunu tamamladı.