Kör İnat

Aydın siyasetinde iyi olan her şey devletten, kötü olan her şey Aydın BŞB Başkanı Özlem Ç’den olduğu düşünülmektedir.

Özlem Çerçioğlu üzerinden yürütüldüğü iddia edilen adli olaylarda bile “kumpasın birinci dereceden sorumlusu” olarak Özlem Ç ifade edilmektedir.

Açık konuşalım, ortada somut bir bilgi, belge yokken dile getirilen bu iddialar, rasyonel değil, tamamen duygusal reflekslerin ürünü ve kendi hatalarının kapatma olarak toplumda okunmaktadır.

Rakip ille irdelenmelidir, fakat başkasının başarısı üzereni bir mağduriyet yaratmak cahilliktir. Özlem Çerçioğlu siyaseti günümüzde kabul görmüş kurallarına uyarak ustalıkla oynamaktadır. Yarın Allah kerimdir.

Oysa siyaset dediğimiz şey, duyguyla değil akılla yapılır.

Çünkü siyaset bir bilimdir. Ve bilimin doğası gereği, veri olmadan hüküm kurulmaz.

Ama biz ne yapıyoruz?

Önce hüküm veriyoruz, sonra gerekçe arıyoruz.

*

Diğer tarafta ise Ömer Günel hakkında daha gözaltı haberi düştüğü anda başlayan bir “yargısız infaz” süreci var. Henüz mahkeme konuşmamış, süreç tamamlanmamış, ama bazı odaklar çoktan kararını vermiş bile.

Üstelik bir de o meşhur cümleler:
“Bakın biz demiştik…”

Kim demiş?

Neye dayanarak demiş?

İşte asıl problem burada başlıyor. Siyaset, “ben demiştim” demek için fırsat kollamak değildir.

Siyaset, sorumluluk almaktır.

Siyaset, beklemeyi bilmektir.

Aydın gibi bir şehirde yaşıyoruz. Demokrasinin beşiği, hoşgörünün, anlayışın, birlikte yaşama kültürünün güçlü olduğu bir şehir.

Ama son günlerde ortaya çıkan tabloya bakınca insan ister istemez şunu söylüyor:

Yakışmadı.

Çünkü masumiyet karinesi dediğimiz şey, sadece hukuk kitaplarında yazan süslü bir cümle değildir. Bu toplumun en temel güvencesidir.

Eğer bugün bu ilkeyi görmezden gelirsek, yarın herkes aynı kolaylıkla yargılanabilir.

Bugün alkışladığımız peşin hüküm, yarın bizi de hedef alabilir.

İşte tam bu noktada Türk siyasetinin rahmete kavuşmuş önemli figürlerinden olan Osman Bölükbaşı’nın o meşhur sözü akla gelmelidir: “Zengini hayırsız evlat, memuru süslü avrat, politikacıyı kör inat batırır.”

Bugün Aydın siyasetinde en büyük risk bu “kör inat”

Taraf olma uğruna gerçeği görmemek, sorgulamadan savunmak,
beklemeden hüküm vermek.

Oysa bazen en doğru siyaset, konuşmamak değil, doğru zamanda, doğru sözle konuşmaktır.