Kokina: Yeni Yıla Umudu Taşıyan Kırmızı-Yeşil Bir Masal

Aydın’ın sokaklarında, vitrinlerinde, kapı önlerinde yılın aynı günlerinde sessizce ortaya çıkar kokina. Ne afiş ister ne duyuru… Kırmızı meyveleriyle kışın ortasında “buradayım” der. Yeşilin içinden fırlayan o kırmızılar, sanki soğuğa inat bir hayat dersi gibidir.

Kokina sadece bir bitki değildir.
O, geçmişten bugüne taşınan bir umut geleneğidir.

Eskilerin anlattığı bir rivayet vardır: Yılbaşından önce alınan kokina, yeni yıla kadar solmadan kalırsa, o evde dilekler kabul olurmuş. Bu yüzden kokinayı eline alan herkes aslında bir çiçek değil; biraz şans, biraz mutluluk, biraz da “iyi olsun” duası satın alır. Belki de bu yüzden kokina alan insanların yüzünde farkında olmadan küçük bir tebessüm oluşur.

Bugünün şehir hayatında, betonun ve telaşın arasında kokinanın yeri çok daha anlamlı. Yeni yıl heyecanını en sade ama en güçlü şekilde hissettiren sembollerden biri. Bir evin enerjisini tek başına değiştirebilen nadir güzelliklerden… Kırmızının sıcaklığıyla yeşilin huzuru buluşur; ortaya, yılın en soğuk günlerinde bile canlı kalmayı başaran bir umut çıkar.

Biz çiçekçiler için kokina, raflarda duran sıradan bir ürün değildir. Müşterinin gözlerindeki beklentidir, evlere taşınan yeni yıl havasıdır, geleneklerin sessizce sürmesidir. Her yıl “Bu sene erken alayım” diyenler olur, “Geçen yıl aldığım hiç solmamıştı” diye anlatanlar… Kokina, insanların hafızasında güzel anılar biriktiren ender çiçeklerden biridir.

Yeni bir yılın eşiğinde, kokina bize şunu fısıldar:
Kış ne kadar sert olursa olsun, kırmızı bir umut her zaman kendine bir yol bulur.

Belki de bu yüzden kokina, yılbaşının en sade ama en anlamlı sembollerinden biri olmaya devam ediyor.