Aydın

Kocagöl'de oksijen alarmı

Kuşadası’nın önemli doğal miraslarından Kocagöl, denizle olan su akışını sağlayan kanalların tıkanması sebebiyle yeniden şiddetli koku şikayetlerine yol açtı. Çevre sakinlerinden gelen bildirimler üzerine incelemelerde bulunan uzmanlar, gölün ekosistemini muhafaza edebilmek adına kalıcı bir koruma statüsüne alınmasının elzem olduğunu vurguladı.

Kuşadası’nın ekolojik açıdan en kıymetli bölgelerinden biri olan sazlıklarla çevrili Kocagöl, denizle olan irtibatını sağlayan kanalın dalga ve alüvyonlarla kapanması sonucu ciddi bir krizle karşı karşıya. Kanalın işlevini yitirmesiyle birlikte göldeki su döngüsü durma noktasına geldi. Bu durum, suyun oksijen seviyesini hızla düşürürken, başta balıklar olmak üzere göldeki pek çok canlının yaşamını tehdit ediyor. Ayrıca, gölden çevreye yayılan ağır koku, bölge sakinlerini ve ziyaretçileri rahatsız ediyor. EKODOSD, doğanın kendi döngüsünü koruyabilmesi adına yetkili kurumları harekete geçmeye ve sulak alanı gelecek nesillere ulaştırmak için acil tedbir almaya davet etti.

"ACİL KORUMA STATÜSÜ ŞART"

Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nde yer almasına rağmen "Diğer Sulak Alanlar" sınıfında bulunan Kocagöl'ün henüz resmi bir koruma statüsü bulunmuyor. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, bölgenin eşsiz ekolojik değerine dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: "Özellikle sıcaklıkların yükselmesiyle koku sorunu dayanılmaz bir boyuta ulaşıyor. Sahil şeridini ve bisiklet yolunu kullanan vatandaşlar bölgeden geçerken güçlük çekiyor. Kanalın uzun süre kapalı kalması sadece kokuya değil; sinek istilasına, sucul yaşamın çökmesine ve halk sağlığını riske atan olumsuz koşullara zemin hazırlıyor."

BİYOÇEŞİTLİLİĞİN MERKEZİ: KUŞLAR VE DENİZ CANLILARI

Kocagöl’ün onlarca kuş türüne ve göçmen kuşlara ev sahipliği yaptığını hatırlatan Sürücü, bölgenin aynı zamanda levrek, kefal ve çipura gibi balık türlerinin hayati bir üreme sahası olduğunu belirtti. Gölde su yılanları, kurbağalar ve kaplumbağaların yaşadığını ifade eden Sürücü, "Nesli koruma altındaki Caretta caretta kaplumbağaları için de kritik bir nokta. Geçtiğimiz yıl ve bu yıl tespit edilen yuvalar, alanın biyolojik çeşitliliğinin ne kadar değerli olduğunu kanıtlıyor. Ayrıca bu göl, taşkınları önleyerek yerleşim alanlarını koruyor ve yer altı sularımızı besliyor" dedi.

DOĞAL SİT BAŞVURUSU VE ÇÖZÜM BEKLENTİSİ

Bölgenin korunması için Kuşadası Belediyesi ve EKODOSD önderliğindeki sivil toplum platformunun, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na "Doğal Sit Alanı" tescili için bilimsel raporlarla başvurduğunu kaydeden Sürücü, sürecin devam ettiğini belirtti. Ancak devam eden resmi işlemlerin mevcut çevre krizini çözmeye yetmeyeceğini vurgulayan EKODOSD, "Deniz suyu girişini sağlayan kanalın bir an önce açılması ve sürdürülebilir olması için kurumların düzenli bakım yapması hayati önem taşıyor" çağrısında bulundu.