İYİ Parti Aydın Milletvekili Ömer Karakaş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Aydınlı esnaf ve çiftçilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıları gündeme taşıdı. Karakaş, Aydınlı bir esnafın kendisine verdiği kilidi de kürsüye getirerek, esnafın yaşadığı sorunlara dikkat çekti.
Kilidi, kepenklerini kapatmak zorunda kalan esnafın yaşadığı ekonomik sıkıntıların sembolü olarak nitelendiren Karakaş, “Aydın’da bir esnafın bana verdiği bu kilidin hikâyesini anlatacağım. Bu kilit bana, kilitlenen kepenkleri ve tükenen umutları bu kürsüde anlatmam için verildi. Çünkü artık Türkiye’de esnafın önündeki en büyük engel piyasa değil, devletin koyduğu engellerdir” dedi.
“HER DÜKKÂNDA AYNI DERDİ DUYUYORUM”
Aydın’ın ilçelerinde esnaf, çiftçi ve sanayicilerle yaptığı görüşmelerden örnekler veren Karakaş, borç yükünün giderek arttığını savundu.
Karakaş, “Aydın’ın çarşısından geliyorum. Söke’nin esnafından, Nazilli’nin çiftçisinden, Köşk’ün sanayicisinden her dükkânda aynı cümleyi, her kahvehanede aynı derdi duyuyorum: ‘Borçluyuz, çark dönmüyor, krediye ulaşamıyoruz.’ İşte Türkiye’nin acı özeti bu” diye konuştu.
“200 BİN LİRALIK BORÇ 800 BİN LİRAYA ÇIKIYOR”
Esnafın krediye erişmekte zorlandığını ve mevcut borçların faiz yükü nedeniyle büyüdüğünü öne süren Karakaş, devletin kredi faizleri ile kendi alacaklarına uyguladığı faiz arasındaki farka dikkat çekti.
Karakaş, “İktidar çıkıyor, ‘Esnafımıza destek oluyoruz’ diyor. ‘Hazine destekli kredilerin faizini yüzde 20’ye indirdik’ diyor. Peki, soruyorum: Devlet kredi verirken yüzde 20, kendi alacağını tahsil ederken yüzde 29 uyguluyor. Bu nasıl bir ekonomik yöntemdir?” ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 200 bin lira SGK ve BAĞ-KUR borcu bulunan bir vatandaşın borcunun yapılandırma, zam ve taksitlerle 800 bin liraya kadar çıktığını öne süren Karakaş, “Vatandaş zaten 200 bin lirayı ödeyecek olsa öderdi. 200 bin lira nasıl 800 bin lira olur? Böyle bir şey olabilir mi?” diye tepki gösterdi.
“ESNAF BORCUNDAN KAÇMIYOR”
Esnafın borcunu ödemek istediğini ancak borcun ödenebilir hale getirilmesi gerektiğini belirten Karakaş, uzun vadeli ödeme planlarında faiz yükünün önemli bir sorun haline geldiğini söyledi.
Karakaş, “Esnaf borcundan kaçmıyor. Borcu ödeyebilir ama borç ödenebilir olmalı. Yetmiş iki aya kadar uzayan ödeme planlarında esnaf artık anaparayı değil, faiz yükünü konuşuyor. Bir tarafta SGK borcu, diğer tarafta krediye ulaşma mücadelesi, ortada sıkışıp kalan ise sabah dükkânını açıp akşam evine ekmek götürmeye çalışan esnaf oluyor” dedi.
“ÇİFTÇİNİN DURUMU DA FARKLI DEĞİL”
Çiftçilerin de benzer bir borç yükü altında olduğunu savunan Karakaş, mazot, gübre ve ilaç gibi temel üretim girdilerinin çoğu zaman borçla karşılandığını ifade etti.
Karakaş, “Çiftçinin durumu da farklı değil. Mazotu, gübreyi, ilacı borçla alıyor. Hasat geliyor, borç bitmiyor. Üretmeye devam etmek için kredi arıyor ama borç yükü kredinin önünde önemli bir engel oluyor. İşte üreticinin nefesini kesen anlayış budur” diye konuştu.
İKTİDARA FAİZ ÇAĞRISI
Konuşmasının sonunda iktidara çağrıda bulunan Karakaş, BAĞ-KUR ve SGK prim borçlarında uygulanan yıllık yüzde 29 tecil faizinin yeniden değerlendirilmesini istedi.
Esnafın borcunu ödeyebilmesi ve krediye ulaşabilmesi için daha uygun koşullar oluşturulması gerektiğini belirten Karakaş, “Esnaf borcunu ödesin, kredisine ulaşsın, dükkânını kapatmasın; çiftçi üretmeye devam etsin. Çünkü esnaf kaybederse şehirler kaybeder, çiftçi kaybederse sofralar kaybeder, üretici kaybederse Türkiye kaybeder” dedi.
Karakaş, konuşmasını tüm milletvekillerine yönelik “Gelin, hep birlikte çiftçimize, esnafımıza destek olalım” çağrısıyla tamamladı.