Kuşadası Kaymakamlığı tarafından alınan yasaklama kararına rağmen bir araya gelen Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi mensuplarına emniyet güçleri tarafından müdahale gerçekleştirilmişti. Söz konusu müdahale neticesinde 6 şahıs ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alınmış ve 15 Haziran sabah saatlerinde serbest bırakılmışlardı.
14 Haziran günü ilçede ilk defa gerçekleştirilen Onur Yürüyüşü sırasında, yasal süreci takip etmek, olası hak kayıplarını raporlamak ve kolluk kuvvetlerinin tutumunu gözlemlemek için olay yerinde bulunan hukukçular hakkında da soruşturma süreci başlatıldı. Bu kapsamda; Aydın Barosu Başkan Yardımcısı Av. Ayşe Öğünçlü ile Baro mensubu avukatlar Eylem Asrav Akınhay, Lalezar Nergiz, Şahide Sezin Atmaca, Kürşat Emre Sarı ve Ankara Barosu’ndan Av. Muhammed Yusuf Öz, ifade vermek üzere davet edildi.
"MESLEKİ FAALİYETLER CEZALANDIRILAMAZ"
Aydın Barosu, konuyla ilgili yayımladığı yazılı açıklamada, başlatılan soruşturmaya sert tepki göstererek sürecin hukuk dışı olduğunu savundu. Baro tarafından paylaşılan metinde şu ifadelere yer verildi: "14 Haziran 2026 tarihinde Kuşadası'nda gerçekleştirilmek istenen barışçıl yürüyüş esnasında; Başkan Yardımcımız Av. Ayşe Öğünçlü ile meslektaşlarımız Av. Eylem Asrav Akınhay, Av. Lalezar Nergiz, Av. Şahide Sezin Atmaca, Av. Kürşat Emre Sarı ve Ankara Barosu'na kayıtlı Av. Muhammed Yusuf Öz, tamamen mesleki sorumlulukları gereği bölgede bulunmuşlardır. Meslektaşlarımızın alandaki varlıklarının temel amacı; yasal danışmanlık hizmeti sunmak, muhtemel hak kayıplarını izlemek ve kolluk güçlerinin uygulamalarının yasal sınırlar içerisinde kalıp kalmadığını denetlemekti."
Baro yönetimi, ifadeye çağrılan avukatlara yönelik bu girişimin avukatlık mesleğinin bağımsızlığıyla bağdaşmadığını vurgulayarak, savunma hakkının engellenemeyeceğinin altını çizdi.
Aydın Barosu, meslektaşları hakkında başlatılan soruşturmaya yönelik açıklamasında, avukatların görevlerini icra etmesinin suç unsuru gibi gösterilmesini reddederek, bu girişimin temel insan haklarını koruma görevine ve hukuki desteğe yönelik kabul edilemez bir yaklaşım olduğunu vurguladı. Barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının anayasal bir güvence olduğunu hatırlatan Baro, avukatların bu tür etkinliklerde hukuki gözlemci olarak yer almasının hukuk devletinin doğal bir gereği olduğunu belirtti ve savunma makamını sindirmeye yönelik her türlü müdahalenin karşısında kararlılıkla duracaklarını ilan etti.
"SAVUNMA HAKKI TESLİM ALINAMAZ"
Aydın Barosu, yaptığı açıklamayı şu kararlı ifadelerle noktaladı: "Savunma makamının kamusal görevini yok sayan, mesleğimizi baskı altına almayı hedefleyen ve meslektaşlarımızı soruşturmalarla yıldırabileceğini düşünen bu bakış açısını reddediyoruz. Başkan Yardımcımız Av. Ayşe Öğünçlü ve diğer avukat arkadaşlarımızın her daim yanındayız. Aydın Barosu olarak; hukukun üstünlüğünü, savunma özgürlüğünü, temel insan haklarını ve toplantı-gösteri yürüyüşü hakkını koruma konusundaki duruşumuzdan asla taviz vermeyeceğiz. Savunma dün susturulamadı, bugün de susturulamayacak."