“Terörsüz Türkiye” sürecinin yasal zeminini oluşturacağı belirtilen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanırken, eski MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak’tan teklifin özellikle 10. maddesine ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme geldi.
Uzunırmak, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın egemenlik ve yasama yetkisini düzenleyen 6. ve 7. maddelerine atıfta bulundu.
“EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR”
Anayasa’nın 6. maddesindeki “Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir” hükmünü hatırlatan Uzunırmak, aynı maddenin son fıkrasında yer alan “Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz” ifadesine dikkat çekti.
Uzunırmak, Anayasa’nın 7. maddesinde ise yasama yetkisinin Türk Milleti adına TBMM’ye ait olduğunun ve bu yetkinin devredilemeyeceğinin hükme bağlandığını belirtti.
“10. MADDEYE DİKKAT ÇEKTİ”
Uzunırmak, bu iki anayasal düzenlemenin ardından kanun teklifinin 10. maddesini gündeme taşıdı.
Teklifin “Görev ve sorumluluk” başlıklı 10. maddesinde, kanun kapsamında verilen görevlerin ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirileceğini ve bu kapsamda verilen görevleri yerine getiren kişilerin görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğunun doğmayacağının düzenlendiğine dikkat çekti.
Uzunırmak, söz konusu düzenlemenin Anayasa’daki egemenlik ve yasama yetkisine ilişkin hükümler açısından değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
“SORUMLULUK DOĞURAN GÖREVLER VERİLEBİLECEK Mİ?”
Türk Ceza Kanunu’nun 24. maddesinin 3. fıkrasındaki “Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur” hükmünü de hatırlatan Uzunırmak, devlet yetkisi kullanan kişilerin Anayasa ve yasalara aykırı emir veya talimat veremeyeceğini ifade etti.
Uzunırmak, kanun teklifinin 10. maddesi üzerinden şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında görevliler hukuki, idari ve hatta cezai sorumluluk gerektiren görevler ifa edebilecek, birileri bunlara hukuki, idari, hatta cezai sorumluluk gerektirebilecek talimatlar verebilecek? Yani Anayasa ve yasalardan kaynağını almayan, yani TBMM’nin yasama yetkisini devralmış, kendince yasa koyan kişi veya sözde kurumsal oluşum?”
“TBMM’NİN YASAMA YETKİSİNİN GASPI”
Uzunırmak, paylaşımının devamında teklifin 10. maddesine ilişkin eleştirilerini sertleştirdi.
Eski MHP Aydın Milletvekili, söz konusu düzenlemenin;
“Başlı başına Anayasa’ya aykırı” olduğunu,
“TBMM’nin yasama yetkisinin gasbı, devralınması veya devredilmesi” anlamına geldiğini,
“TBMM’nin denetim yetkisinin elinden alınması” sonucunu doğuracağını
savundu.
Uzunırmak, paylaşımını “Hayırlısı Türkiye’m! Hayırlısı namus ve şerefi üzerine yeminli milletvekili arkadaşlarım!” ifadeleriyle tamamladı.
Uzunırmak’ın açıklaması, “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmeleri sürerken teklifin 10. maddesine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.