Iğdır’dan Aydın’a eğitim için gelen üniversite öğrencisi Hüseyin Yolu’nun bugüne kadar 40’ın üzerinde kısa film ve belgesel projesine imza attığı öğrenildi.
Sinema tutkusunu küçük yaşlarda fotoğrafçılıkla başlayan Yolu’nun, kendi imkanlarıyla aldığı ilk kamerayla üretime başladığı, üniversite eğitimiyle birlikte teknik ve teorik bilgisini geliştirdiği belirtildi.
Yolu, çalışmasına ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Sinema benim için sadece bir okul değil, kendimi bildim bileli hayatımın merkezinde olan bir tutku. Bugüne kadar toplumsal gerçekliği merkezine alan 40’ın üzerinde kısa film ve belgesel projesine imza attım. Her projemde hayatın içindeki o görülmeyen, samimi hikayeleri ekranlara taşımaya çalışıyorum. Adnan Menderes Üniversitesi’ne yolculuğum, bendeki üretme heyecanını profesyonel bir zeminle birleştirme isteğiyle başladı. Kendi başıma film çekiyordum ama bu işin tekniğini, teorisini ve hikaye anlatma sanatını bu işin mutfağında öğrenmek istedim. Adnan Menderes Üniversitesi’ni seçmemdeki en büyük neden, okulun bana sunduğu özgür üretim alanı ve akademik rehberliğin, benim sahadaki heyecanımla tam olarak örtüşmesiydi. Burada geçirdiğim yıllar, bana bir hikayeye sadece bakmayı değil, o hikayeyi bir yönetmen vizyonuyla hissetmeyi öğretti.”
“‘Rüya’, ‘Meteliksiz’, ‘Karanlığa Komşu’ gibi 40’a yakın kısa film çektim. TV programı çekimlerinden ‘Beygir çifti’, Hamutçuluk belgeseline kadar pek çok farklı projede kamera arkasında görev aldım” diyen Yolu Sözlerini şöyle sürdürdü: “Ekibimizle beraber Sabancı Vakfı’nın yarışmasında ‘İklim Göçü’ projesiyle yer aldık. Sayıdan ziyade, her projemde toplumsal bir gerçekliği dile getirmek, insanın doğayla ve kendi iç dünyasıyla olan mücadelesine odaklanmak benim temel motivasyonum oldu. Kadim Dostluk ise benim için bir belgeselden fazlası, bir vefa borcu. Çocukluğumdan beri doğup büyüdüğüm bir yer ve oradaki insanların yurduyla kurduğu özel bir bağ vardır yaklaşık 2 yıl bu proje üzerine çalıştım araştırmalarımı tamamladıktan sonra çekim süreci için hazırlık yaptım. Iğdır Sinek Yaylası’nda, makinelerin giremediği o sarp yamaçlarda hala tırpanla hasat yapan insanların hikâyesini anlattım. İşin en samimi kısmı ise şu: Bu belgeseli 25 yaşında, sıfır bütçeyle, tamamen kendi imkânlarımla ve tek başıma çektim. Orada insanlar toprakla ve tırpanla resmen ruhsal bir bağ kurmuş durumda. Maddi imkansızlıkların arkasına sığınmak yerine, o yaylanın tozunu yutarak bu kadim geleneği sinematografik bir dille kayıt altına almak istedim.”
Öte yandan Yolu, “TRT belgesel yarışmasında da finale kaldım. TRT gibi prestijli bir kurumda, finalist listede adımı görmek benim için tarif edilemez bir gurur. Ama bu sadece benim değil, bana inananların başarısı. Bu zorlu süreçte, sıfır bütçeli bu hayalimde beni hiç yalnız bırakmayan başta ailem olmak üzere, her kriz anında yanımda olan ekip arkadaşlarıma ve vizyonuyla yolumu aydınlatan danışman hocam Sumru Yıldırım’a çok teşekkür ederim. Bu başarı, doğru hikayenin peşinden gittiğimizin en güzel kanıtıdır. Sinema benim için bir durak değil, çok uzun bir yolculuk. Hedefim, bu toprakların o samimi, yerel ve insani hikayelerini toplumsal bir gerçeklikle dünyaya anlatmaya devam etmek. İmkanlar ne kadar kısıtlı olursa olsun, anlatacak iyi bir hikayeniz ve size inanan bir ekibiniz varsa her kapının açılabileceğini göstermek istiyorum. Kadim Dostluk benim ilk büyük adımım, şimdi zihnimdeki diğer başka hikayeleri hayata geçirmek için sabırsızlanıyorum” dedi.